erdogan-child

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK – BİZİ BİRLEŞTİREN GÜÇ

Çocukluğumuzda sadece ve sadece içgüdülerimizle hareket ederiz. Çocukken geçirdiğimiz her gün, heyecanla ve maceraperest keşiflerle doludur. Bu deneyimi şekillendiren temel şeyler, bize en yakın olan insanlara olan bağlılığımız ve onlara duyduğumuz sempatidir. Gün geçtikçe dünyayı daha çok anlamlandırabilmeye başlar, fakat aynı zamanda güven ve güvenlik duygumuzu da günden güne yitiririz. Ve yaşayıp yaş aldıkça, algımız ve yaşamın boyutlarına dair anlayışımız da türlü değişikliklere uğrar. Yediğimiz ilk çilekli dondurma damağımıza eşsiz bir festival hissi verir, ya da yolun sonunda gördüğümüz o bakımsız bahçe hayal gücümüzün etkisiyle, vahşi hayvanların kol gezdiği tehlikeli bir cangıl olur bizim için. Zamanla, yaşamın bütün bu basit armağanları karşısında duyduğumuz coşkuyu kaybederiz. O kadar ki, artık sihirli bahçelerin yalnızca hayal dünyamızda var olduklarına inanır, hatta neyin lezzetli olup olmadığı konusunda lezzet avcılarının tavsiyelerine kulak verir hale geliriz. Doğanın bize bahşettiği armağan bolluğunun kıymetini algılamaz, kişisel yaşamlarımıza ve gündemlerimize yabancı olduğu için komşumuzun o küçük sevimli çocuğunun farkına bile varmaz oluruz. Dış etkenler hepimize etki eder. Bu etkenlerin kimisi üzerimizde zenginleştirici bir etki yaparken, kimilerinin de bizi bir zamanlar yaptığımız gibi iç ferahlığıyla ve gönlümüzce yaşamaktan alıkoyan bir etkisi olur; bizi korkutur ve önyargılara yol açarlar.
Çocukken insan kendine “Oyun arkadaşım Müslüman mı Hristiyan mı, Kürt mü Ermeni mi, yabancı mı, engelli mi yoksa sağlıklı mı?” diye sormaz. Çocuk, çocuktur ve yaşamaktan zevk alır. Çocuğun düşünceleri, sonradan hepimizin karşısına çıkarak bizi yıpratan o tüm önyargılarla kirlenmemiştir.


O içimizdeki çocuk, nasıl bir enerji ortaya çıkarır?
Sergi, hem bu soruya yanıt aramaya teşvik ediyor bizi, hem de bu yanıtı bulmamız için yol gösteriyor. 
İçimizdeki çocuğun bizleri birleştirme ve ortak yaşama özendirme gücünü vurgulama hedefiyle, insanlığın evrensel dili olan sanattan faydalanıyor.
Serginin amacı, çocukluğumuzun kaygısız, kedersiz günlerini bir an için bile olsa anımsamamız ve sonra da o varoluş biçimini bugün yetişkinler olarak sürdüğümüz hayatlara entegre edebilmemiz için bir fırsat sunmaktır.